İnsanları ikna etmek çok zordur, çünkü istisnalar hariç hiç kimse yanlşı savunmaz. Ya doğru uğrunadır isyanı ya da bir doğru uğruna.
İnsanları ikna etmek istiyorsanız, doğrularınızdan taviz vermelisiniz. Aksi halde yanlışlar içindeki ortak doğruya ulaşmanız imkansızdır.
Dikkat edilmesi gereken nokta; verilecek her tavizin, doğrularınızı da yok edeceğidir. Her taviz fedakarlık, her fedakarlık tavizsizliği doğurur. Taviz verecek doğrunuz kalmadığında, ya köşenize çekilmeli ya da kazandığınız ve kazanabileceklerinizi yitrmeyi göze almış olmalısınız.
Bakma insanların nankörlüğüne
Zamansız gelişlerinedir isyanları
Düşerlerse çaresizlik girdabına
Lütfundan dileneceklerdir ey ölüm
Bir çizgi olmak isterdim
Eğriliği olmayan
Yolundan sapmayan
Ve set tanımayan
Bir ünlem olmak isterdim
Dikkat çekebilen
Dur diyebilen
Ve bir çığlık olduğunu gösterebilen
Bir nokta olmak isterdim
Başlangıçlara kapanan
Hüküm verebilen
Ve sadece susan
Üç nokta olmak isterdim
Görülünce anlaşılan
Yargılamayı görene bırakan
Ve gereksiz olmayan
Bazen sevenin Berfo gibi olması gerektiğini düşünsem de, sanırım Keje bunun yanlış olduğunu susarak bana gösteriyor. Baran’ı sevmesinin sebebi onun insanları sevmesi değil miydi?…
(daha fazla…)
Eskiden, çok eskiden, yardım isteklerini geri çevirmezdim. İnsanlık ölmedi desinler isterdim. En son yapılan 2 yardım isteğini geri çevirdim, çünkü onlar fark etmese de çok yoğundum. Belki “insanlık öldü” demeyecekler, ama hakkımdaki olumlu düşüncelerinin öldüğü ihtimal dâhilinde.
Duyarsız değilim belki, ancak olmak zorundayım… Yardım isteyen 1 kişi olsa, bekli de zaman ayırabilirdim. Ancak bilinmeyen bir şey var ki; yardım talebinde bulunan herkesin, kendisinden başka kimsenin yardım talebinde bulunmadığını düşünmesiydi.Yardım talepleri ideallerinizi engelleyecek kadar fazlaysa, buna dur demek zorundasınız. İnsanlığın ölmesine katkı sağlamak bile olsa adı…
Buna bir dur demek amacıyla; taleplere belli bir ücret karşılığı alarak cevap verme kararı aldım. Yüzeysel bakıldığında köşeyi dönmek istediğim sanılsa da, taleplerin %99’unun yok olacağını düşündüğüm bir uygulama olduğunu söyleyebilirim.
İdeallerin insanı büyüttüğü düşünülse de, büyüttükçe küçülttüğünü zaman herkese gösterecektir…
Sevgi, beklenti; beklenti ise baskı yaratır
Her oluşum bir yanlışa isyandır
Ban: Bu yazıları kitaplaştırmalısın.
Arkadaşım: Şu an erken olduğunu düşünüyorum. Bu şekiilde beklediğim ilgiyi görmez.
Ben: Çevremden en az x kadar satış yaparım. Bırak içeriği başkaları değerlendirsin.
Arkadaşım: Bu şekilde satışı istemiyorum. İçeriği ile satılmalı.
Ben: İlk adımları dostlar ile atmazsan, ikinci adımı atamazsın…
Son cümlede adeta kendimle çeliştim, çünkü kitabımı almak isteyen dostlara bizzat mani olmuş; birçoğunun almasına engel olmuştum.
Evet, belki dostlarımla aynı hata içerisinde bulundum, ancak sevdiğim birinden bu desteği nasıl esirgeyebilirdim ki?…. Kendi egolarım uğruna mıydı yaptıklarım yoksa ben bir bencilmiydim. Belki bilinç altı bunu reddedecek, ancak bunun başka bir açıklaması olamazdı; çünkü onun da bir gururu vardı ve o, bu yüzden farklıydı. Gururla mücadelede yenik düşmeme rağmen, zaferi başkasından beklemek ne kadar da tezat.
Kimbilir, belki de arkadaşıma söylediğim son cümleydi aslolan. Basit ve sıradan…
… işte bu yüzden o, benim arkadaşımdı…
Bir asker olsam,
Şehit düşebilir miydim vatan uğruna?
Kimileri için acı olsa da,
Huzur dolu bir ölüm tadabilir miydim?
Bir militan olsam,
Haklı ya da haksız bir dava uğruna
Kör bir kurşuna kurban edilip,
Kimsesiz ve habersiz ölebilir miydim?
Bir çocuk olsam,
Koşsam sokak sokak kural tanımaksızın
Tanışabilir miydim trafik canavarıyla
Bedeli ölüm olabilir miydi kuralsızlığımın
Son Yorumlar