“Beni tarih yargılasın” ne dekmekti?
Bir insan yargılanmayı neden tarihe bırakır ki?
İnsanların zekasına duyulan şüphe miydi?
Zamanın yanlışları düzelteceğine olan inanç mıydı?
Yanlışlarla yüzleşme korkusu muydu?
Neydi anlamı sonraya bırakmanın?
Atalarımız “bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp” derken kime teselli veriyordu acaba? Bu kişi neden buna ihtiyaç duymuştu?
Birine bilmediği nasıl fark ettirilmeden anlatılabilir ki? İnsanları utandırmadan, üzmeden ya da ukalalıklarına dokunmadan yapılabilir mi ki?
Ne gurura değsin bildiğim, ne mahcup gönle…
Cami imamı ve Fatih karşılaşır. Fırsat bu fırsat. Şu adamı imana getireyim diye içinden geçirir Hoca Efendi ve söze başlar.
- Seni cemaatte hiç göremiyorum evladım. Namaz kılmıyor muısun?
- Evet, hocam. Kılmıyorum
- Peki, neden kılmıyorsun evladım?
- Cehenneme gitmek için, hocam.
- Cennete niye gitmek istemiyorsun peki?
- Orada kötüler yok ki.
- Neden kötülerin yanına gitmek istersin ki?
- Hepsini kılıçtan geçirmek için…
- ….
Son Yorumlar