Fatih bir sinema eleştirmeni değil. Çok film izlemiş cahilin teki. Fatih total izleyici değil. Olmaktan da hoşlanmaz. Totalde çok cahil gördü, çok kadın gördü, çok zevkten yoksun gördü. Fatih cehaletten de hoşlanmaz. Cahildir belki, ama cehaletten kaçar. Garipsemeyin sakın! Fazla tuhaf değil; insan bazen kendinden de kaçar. Fatih’inki de o hesap. Fatih kadınlara saygı duysa da, sevdiği şeyleri sevemez. Fatih buna üzülür belki, lakin Allah’ın hikmetine her zaman sual etmeyi sevmez. Erkek olmaktan ziyadesiyle memnun olduğundan Allah’ın takdirine de bir sitemi yoktur. Fatih zevklerine hayrandır. Aslında her huyuna hayrandır. Sanırsınız ki Kaf dağında. Bahse girerim, bu dağı da hiç görmemiştir. Merak edip Google’dan bile aramamıştır. Ukalanın tekidir zaten. Allah’tan mütevazı olmaya çalışır.
Fatih senaristlere ve yönetmenlere miktar belirtemeyecek kadar kızgındır. İki kurşun sıkacak diye kendisinin ve aynı dakikalarda aynı kanalı izleyen insanların aptal yerine konmasını hazmedemez. Tamam, vurdu kırdı isterik dediyse de Fatih, güzelim filmlerini, dizilerini katledin demedi ki. Fatih böyle kepazeliklere gelemez. İstenmediği yerde kalır bir barınak bulamazsa, lakin kendisini ve de aynı dakikalarda, aynı kanalda olan yoldaşlarını böyle aşağılayan programlarda, kanallarda kalamaz. Kendisini düşünmese bile yoldaşlarını ezdirmez.
(daha fazla…)
Her defasında yaptığıma pişman olduğum bir şey varsa, o da, biri ya da birilerine dizi önerisinde bulunmaktır. Çünkü önerdiğim her dizi, şahsımı yalancı çıkarmak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Her şeye rağmen yine aynı şeyi yapacağım ve umarım, bu sefer tarihin tekerrürüne şahit olmam.
Önereceğim dizi, The Vampire Diaries. Türkçe anlamı ile Vampir Günlükleri. Alacakaranlık ve devamında vizyona giren Yeni Ay, Tutulma gibi filmleri beğenenlerin, bu diziyi daha çok seveceklerini düşünüyorum.
(daha fazla…)
Bu aralar luzumi olmayan şeyleri de beğendiğime kani olsam da, her beğendiğimi temaşa buyurmanız babındaki hissiyatıma ram olmak muradıyla izah etmek isterim ki; Pirates Of The Caribbean On Stranger Tides’ı beğenmiş bulunmakta olup, izlemenizde bir mahsura tesadüf gelmediğimi, kalbi mutmain bir eda ile malumatınıza sunarım.
(daha fazla…)
Kurtlar Vadisi Irak’tan çok daha düşük dram ve çok daha fazla aksiyon var. Kurgudan yoksun; ama izlenmeye değer.
Mahsun Kırmızıgül yine yaptı yapacağını… Yine aksiyon filmi beklerken, hayal kırıklığına uğradım. Her şeye rağmen harika bir filmdi. Fazla detaya girilmiş olsa da, mekânlar, oyuncular harikaydı. Çatışma sahneleri, zikir sahnesi ve tabii ki finali muhteşemdi. Beyaz Melek, Güneşi Gördüm ve New York’ta Beş Minare… Bakalım sıradaki daha güzelini sunabilecek mi?
Filmde boyundan aşağısı felç olan bir adamın ötenazi isteği işleniyor. Adam kolunu bile kıpırdatamadığından intihar etmekten bile aciz. İnsanlardan tek istediği birazcık siyanür… Zor oluyor, ama sonunda bir seveni adamın isteğini yerine getiriyor ve kahramanın tabiri ile onurlu bir ölümün tadına varıyor.
Dram sevenler için güzel bir film.
İnsan klonlamasını konu edinmiş bir film Ada (The Island). Aksiyon ve bilimkurgu sevenlere ve sevmeyenlere rahatlıkla öneririm.
Film, kullandığım konu başlığı kadar tuhaf değil. Zaten filmde konu başlığına vurgu bile yapılmamış.

Her sezonu 24 saatte meydana gelen olaylar zincirini 24 bölümde sunuyor.
Dizinin birçok bölümünde “işkence gereklidir” mesajı veriliyor.
Her sezon ABD’ye büyük bir saldırıyı önlemekle geçiyor. Sezonları ara vermeden izliyorsanız, bu biraz sıkıcı geliyor.
Genelde saldırıların “Müslümanlar” tarafından yapıldığı sanılıyor, ancak sonunda gerçekler açıkça gösteriyor ki, saldıranlar da Amerikan.
Saldırıların Müslümanlar tarafından yapıldığının sanılması esnasında, ABD’de yaşayan Müslümanların ne kadar büyük bir baskı altında kaldıkları açıkça gösteriliyor. Yani, su-i zan ettiklerini itiraf ederken, “saldırıyı yapan Müslümanlar olsa, din kardeşlerine de zarar verirler” mesajı gönderiliyor.
Komplo teorileri, macera, arada da biraz duygusallık ve aşk da olsun diyorsanız kaçırmayın derim

Son Yorumlar