Currently Browsing: Serbest Kürsü

Bugün

Bazen kalemimden çıkan eski yazılara rastlıyorum da, ne kadar çocuksuymuşum diye yadırgıyorum kendimi. Dert ettiklerim, tebessüm ettiklerim ne kadar da sıradan.

Bugün dünümü yadırgadığım gibi, bugünümü de yadırgar mıyım yarınlarda? Yadırgarım değil mi? Hangi gün dünü yadırgamadım ki, yarınlar farklı olsun. Bunu biliyorken dünleri neden yadırgıyorum? Hala çocuksu, hala sıradansam, neden yarını bekliyorum?

İyilik Yapmak

Hep karşı çıktın sana iyilik yapılmasına. Minnet duygusu korkutuyor seni. Bu korku o kadar büyük ki, bilmediğin şey kalmasın istiyorsun. Oysa bunun imkânsız olduğunu sen de biliyorsun.

Diğer insanların isteklerini reddettiğinde sadece yaptıklarından utanırken, neden minnettar olduklarına karşı farklı duygular içermektesin? Neden kendini bir nankör olarak görmektesin?

Peki, iyiliklerin etkisini yaşayanlardan olmana rağmen, başkalarına yaşatmanın sebebi nedir? Yoksa gerçekten yaptıklarının iyilik olduğunu mu sanırsın? Minnettar olduklarına görünmek istemezken, hangi cüretle iyilik yaptığını sandıklarının karşısına çıkarsın?

En Büyük Olmak

Büyük liderlerin ölümsüzleştirilmesinin amacı, daha büyük liderlerin var olmasını engellemek olabilir mi? Daha büyük liderlerin doğmasını engellemek adına, olabilir miydi böyle bir şey?

Sen! Sakın yürüdüğün yoldan geçenleri örnek alma. Olmayanı vermek ve en büyük olmak istiyorsan, sadece kendin ol! Unutma, Platon Sokrates kadar büyüyemedi!

Anneler de Bencildir

Cennet annelerin ayağı altındaymış. Birini 9 ay karnında taşımak zormuş. Geceleri uykusuz kalması fedakârlık göstergesiymiş.

Bir anne neden bunları göze alır? Çocuğun mutluluğu için mi? Olmayan bir çocuğun mutluluğu düşünülemez ki…

Anneler neden bu kadar değerli? Anne olma istekleri değil midir çocukların varlığı? Daha fazla mutluluk değil midir anne olmanın amacı?

Çocuklar için değilse yapılan, neden çocuklar hep borçlu olduğunu düşünür ki? Neden çocuklara vefa borcu habersizce yüklenir?

Delikanlı Yazara Sormuşlar…

- Konuyu çok güzel anlatmışsınız, ancak şu noktayı gözden kaçırmışsınız sanırım. Acaba ne anlama geldiğini öğrenebilir miyim?
- Bir bilsem.

- Birçok konuda açıklayıcı bilgiler verilmiş, Yalnız şu konuya yüzeysel değinmişsiniz. Sebebini öğrenebilir miyiz?
- O konuda yüzeysel olmayan bilgi vardı da, ben mi yazmadım?

- Sayfa sayısını çoğaltmamak amacıyla şu konuya değinmemişsiniz. Acaba o konu yerine başka konular gözardı edilemez miydi?
- Hayır
- Neden olduğunu öğrenebilir miyiz?
- Öğrenmesi ve yazması çok zahmetlliydi.

- Genellikle yeni başlayanları hedef alan kitaplar yazıyorsunuz. Önceliği ileri seviyeyi hedefleyen kitaplara veremez misiniz?
- Bir de ileri bir seviyede olsam

———-
Diyaloglar tamamen hayal ürünüdür.

Ağlayanı Göremeyenler

Çevreme bakıyorum da, ağlayan ağlayana. Kimi yaptığına ağlar, kimi yapmadığına ağlar, kimi ise yapamadığına…

Acaba diyorum, ağlayanlar için de ağlayan var mıdır? Ya da ağlayanları görünce ağlamaktan utanan?… Var mıdır dersin bencilliğinin farkında olan?…

Noksan Yaratılmıştır Hayat

Hastalıklar, acı, gözyaşı, savaş; bunlar bilmeyerek yaratılmış olabilir miydi? Hayat noksan yaratılmıştı, çünkü bir amaç uğrunaydı noksanlıklar.

İnsan acizliğinin farkında olduğu sürece yaratılanların en üstünü ise, Yaratanı unutmamak için miydi noksanlıkların sebebi? Yoksa Bakara süresinin 30. ayetinde meleklere bile söylenmeyen sır mıydı hayatın noksan yaratılmasının sebebi?

Kim bilir belki de ikisi de sebepti hayatın noksan yaratılmasına.

Yüreğin Götürdüğü Yer

Neden sıkılıyorsun? Dün farklı mıydı hayatın? Duydukların, ya da gördüklerin bilinenler değil miydi? Başkalarına teselli verirken, neden bildiklerini kendin için uygulayamıyorsun?

Herkesin güçsüz olduğu bir sistem de, sen farklı olmalısın. Yaşamak, nefes almak değil diyenlerden olmamalısın. Değersiz değerler, düşünce dünyana bu kadar hâkim olmamalı.

Başkalarına söylediklerini hatırla! Yüreğinin götürdüğü yere değil, doğrularının götürdüğü yere git! Çünkü yürek, sadece arzular ve arzular, tadıldıkları anda son bulur.

Masum Olduğunu mu Sanırsın

Nedir seni düşündüren? Sen değil miydin etki olmadan tepki olmaz diyen? Sen değil miydin suçluyu toplumun yarattığını söyleyen?

Neden şimdi etkiyi tetikleyen etkiyi arıyorsun? Daha dün suçluyu yaratan topluma kızarken, neden şimdi suçlu bir toplum yaratan olguları sorguluyorsun?

Neden daha önce böyle düşünmemiştin? Masum olduğuna mı inanmak istemiştin? Yoksa masumların var olduğuna mı?

İnsanları İkna Etmek

İnsanları ikna etmek çok zordur, çünkü istisnalar hariç hiç kimse yanlşı savunmaz. Ya doğru uğrunadır isyanı ya da bir doğru uğruna.

İnsanları ikna etmek istiyorsanız, doğrularınızdan taviz vermelisiniz. Aksi halde yanlışlar içindeki ortak doğruya ulaşmanız imkansızdır.

Dikkat edilmesi gereken nokta; verilecek her tavizin, doğrularınızı da yok edeceğidir. Her taviz fedakarlık, her fedakarlık tavizsizliği doğurur. Taviz verecek doğrunuz kalmadığında, ya köşenize çekilmeli ya da kazandığınız ve kazanabileceklerinizi yitrmeyi göze almış olmalısınız.

Sayfa 2 / 3123