Mahsun Kırmızıgül yine yaptı yapacağını… Yine aksiyon filmi beklerken, hayal kırıklığına uğradım. Her şeye rağmen harika bir filmdi. Fazla detaya girilmiş olsa da, mekânlar, oyuncular harikaydı. Çatışma sahneleri, zikir sahnesi ve tabii ki finali muhteşemdi. Beyaz Melek, Güneşi Gördüm ve New York’ta Beş Minare… Bakalım sıradaki daha güzelini sunabilecek mi?
Filmde boyundan aşağısı felç olan bir adamın ötenazi isteği işleniyor. Adam kolunu bile kıpırdatamadığından intihar etmekten bile aciz. İnsanlardan tek istediği birazcık siyanür… Zor oluyor, ama sonunda bir seveni adamın isteğini yerine getiriyor ve kahramanın tabiri ile onurlu bir ölümün tadına varıyor.
Dram sevenler için güzel bir film.
Down Sendromlu bir gencin penceresinden hayatı tanıtan etkileyici bir yapıt. Farklı olanların ötekileşmesinde insanların rolü açıkça gözler önüne seriliyor.
Filmin sonuna doğru yaşanan duygusal anlar göz yaşlarınıza sahip olamamanıza sebep olabilir, ancak harika bir finalin de sizleri beklediğini belirtmeden geçemeyeceğim.

Her ne kadar idealist olmak güzel gibi görünse de, aynı şeyi idelist ya da yakın çevresindekiler için söylemek çok güç. Çünkü idealizm, bir şeylerden vazgeçmeyi gerektirir. İdealizm idealisti başkası ile paylaşmayı sevmez.
Sadece bir sinema olsa da, Gönül Yarası filmi idealizme güzel bir örnek teşkil ediyor. (daha fazla…)
Emin olmadan yapılan bir yargılama sonunda kefareti olmayan bir hatanın nelere sebep olabileceğini gösteren bir yapıt. Kaybolan bir gelecek; ve kefareti olmayan bir hatanın his ettirdiği vicdan azabı.

İzleyin. Susmayı öğrenebilirsiniz…
Bazen sevenin Berfo gibi olması gerektiğini düşünsem de, sanırım Keje bunun yanlış olduğunu susarak bana gösteriyor. Baran’ı sevmesinin sebebi onun insanları sevmesi değil miydi?…
(daha fazla…)
Son Yorumlar